Genel Sağlık Sigortası Kavramı neyi ifade etmektedir?

Genel Sağlık Sigortası Kavramı neyi ifade etmektedir? Neyi İfade Etmektedir?

AlbaCasting.com

Genel Sağlık Sigortası

Genel sağlık sigortası; kişilerin öncelikle sağlıklarının korunmasını, sağlık riskleri ile karşılaşmaları halinde ise oluşan harcamaların finansmanını sağlayan sigortayı, ifade etmektedir.

Reformdan önce sosyal güvenlik kuruluşları farklı olduğu gibi sigortalılar sadece mensup oldukları sosyal güvenlik kuruluşunun verdiği sağlık hizmetlerinden yararlanabiliyordu. Herkesin sağlık hizmetlerine eşit şekilde erişme imkânı yoktu.

Genel sağlık sigortası ile kişilerin ekonomik gücüne ve isteğine bakılmaksızın, ortaya çıkacak hastalık riskine karşı, toplumun bütün fertlerinin sağlık hizmetlerinden eşit, ulaşılabilir ve etkin bir şekilde faydalanması sağlanmıştır.

Kanundan önce ülkemizde bazı kesimler sağlık hizmetlerinden yararlanma yönünden sosyal güvenceden yoksun bulunmakta idi. Öte yandan, çeşitli sosyal güvenlik kuruluşlarınca üyelerine çeşitli miktar ve nitelikte sağlık sigortası yardımları yapılmakta ve bu yardımlar arasında norm birliği bulunmamakta idi. Yasa ile norm ve standart birliği sağlanmıştır.

Ülkemizde dağınık yapıda olan ve yararlanma koşulları birbirinden oldukça farklı ve erişimi bütün nüfusa yaygınlaşmamış bulunan sağlık hizmetlerinde yaşanan sorunlar uzun yıllar tartışılmış, çözümü için de değişik tarihlerde yasal düzenlemeler yapılmıştır.

Bütün bu gayretlere rağmen tüm nüfus sağlık güvencesi yönünden kapsam ve koruma altına alınamamıştır. Reform ile tüm nüfus kapsam altına alınmıştır.

Genel sağlık sigortası hangi tarihten itibaren zorunlu hale geldi ve Kimler genel sağlık sigortası kapsamındadır?

Zorunlu olarak herkesin genel sağlık sigortası kapsamına alınması 1/1/2012 tarihinde başlamıştır.

Kapsam dışı olarak adlandırılan banka sandıkları mensupları hükümlü tutuklular, yurt dışından sağlık hizmeti alma hakkı olanlar dediğimiz kesim hariç olmak üzere Türkiye’de ikamet eden herkes genel sağlık sigortası kapsamındadır. Sigortalı çalışan, kendi nam ve hesabına çalışan, devlet memuru olan, isteğe bağlı sigortalı olan, Kurumdan aylık ve gelir alan, 65 yaş aylığı alan, şeref aylığı alan, stajyer avukatlar, işsizlik ve kısa çalışma ödeneği alan herkes genel sağlık sigortası kapsamındadır.

Bu kişilerin yanı sıra, herhangi bir kapsamda olmayan ya da sigortalının bakmakla yükümlü olduğu kişi kapsamında olmayan yani işsiz, Kurumdan gelir ya da aylık almayan ya da bakmakla yükümlü olunan olmayan kişilerde genel sağlık sigortası kapsamındadır. Bu kişiler Kurum tarafından otomatik olarak sistem üzerinden bulunup genel sağlık sigortalısı olarak tescil edilmektedir.

Gelir testi işlemi nedir, kimler yaptırmaktadır? Torba yasada gelir testi işlemlerine ilişkin herhangi bir değişiklik var mı?

Herhangi bir kapsamda sosyal güvencesi olmayan vatandaşların prim ödeyip ödeyemeyeceklerini; ödeyeceklerse ne kadar prim ödeyeceğini belirleyen işlem gelir testidir. Bu kapsamdaki vatandaşlarımız genel sağlık sigortalısı oldukları tarihten itibaren ikametlerinin bulunduğu yerdeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına müracaat ederek gelir testi yaptırmaları gerekmektedir.

6824 sayılı Torba yasadan önce gelir testi yaptırmak bu kapsamdaki vatandaşlarımız için mutlak zorunluluk idi, primi devlet tarafından karşılanan grup ile birlikte 4 seviye vardı ve vatandaşlarımızın bu 4 seviyeden hangisi içerisinde olduğunun mutlak tespiti gerekiyordu, Torba yasa sonrası mutlak zorunluluk kalkmaktadır. Bu kapsamdaki kişiler gelirinin düşük olduğunu düşünüyorlar ise kendilerine gönderilen tebliğden itibaren bir ay içerisinde, gelir testine müracaat etmeleri gerekmektedir.

Gelir testi için bir süre var mı?

Herhangi bir sosyal güvencesi olmaması nedeniyle GSS kapsamında resen tescil ettiğimiz kişilere durumlarını belirten bir tebligat gönderilmektedir.  Gelirinin aynı hanede yaşayan aile içinde kişi başına düşen tutarı asgari ücretin 1/3’ünün altında olduğunu düşünenler bu tebliğden itibaren 1 ay içinde gelir testi için yerleşim yerinin bulunduğu SYDV’ye müracaat etmeleri gerekmektedir.

Gelir durumu değişenler tekrar gelir testine gidebilir mi?

Bu kapsamdaki sigortalılardan gelir durumu değişenler durumunun değiştiği tarihten itibaren yeniden gelir testi için Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına müracaat edebilirler.

Mevcut durumdaki GSS prim tutarları torba yasa düzenlemesi ile düşürüldü mü?

6824 sayılı Torba yasadan önce geliri asgari ücretin 1/3’ünden fazla olduğu için gss primini cebinden ödeyenler için 3’lü bir yapı bulunmaktaydı. Buna göre 2017 yılı için belirlenen asgari ücrete göre geliri;
    asgari ücretin üçte biri ila asgari ücret arasında  (592,50 ila 1.777,50 TL arası) 71,10 TL
    asgari ücret ile asgari ücretin iki katı arasında ise (1.777,50 ila 3.555 TL)  213,30 TL,
    asgari ücretin iki katından fazla ise  (3.555 TL’den fazla)  426,60 TL
prim ödemekteydi. Torba yasadan sonra ise bu 3’lü yapı teke düşürülmektedir.

Yeni sistemde ise 2017 yılı için belirlenen asgari ücrete göre geliri;
Asgari ücretin üçte birinin üstünde ise  asgari ücretin %3’ü üzerinden 2017 yılı için 53,33 TL prim ödenmektedir.

6824 sayılı Torba yasa birikmiş prim borçlarına indirim getiriyor mu?

GSS prim borçlarına, maddenin yürürlük tarihinden önceki döneme ilişkin olarak tahakkuk ettirilen veya ettirilecek gecikme cezası ve gecikme zammı gibi ferî alacaklardan ödenmemiş olanların tamamının tahsilinden vazgeçilmektedir.

Diğer taraftan ödenmemiş olan aylık prim borcu aslının; tekli prim sistemi prim miktarına eşit veya fazla olması halinde (53.33 TL) bu miktar; az olması halinde ise tahakkuk eden borç tutarı üzerinden prim borcu yeniden hesaplanacaktır. Eğer ki borç aslı bu miktarın altında ise asıl borç aynen kalacaktır. Örneğin; 2016 yılında gelir asgari ücretin iki katından fazla olan kişinin gecikme cezası silindikten sonra ödemesi gereken 395 TL’lik  borcu 53.33 TL’ye düşmektedir.

Güncellenen borcu sigortalı nasıl ödeyecek? Peşin mi yatırması gerekiyor?

6824 sayılı Torba yasa gereği yeni oluşan borca bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren (1/5/2017) tarihinden itibaren oniki ay herhangi bir gecikme zammı ya da faiz tahakkuk ettirilmeyecektir. Dolayısıyla bu on iki aylık süre zarfında yani 30/4/2018 tarihine kadar genel sağlık sigortalıları bu borcu peşin veya taksitler halinde  yatırabilirler.

GSS’lilerin gerek primi kendi cebinden ödeyenler gerekse de devlet tarafından karşılananlar için sağlıktan yararlanma şartları ne şekilde aynı mıdır?

İki grup arasından bu farklılık göstermektedir.
60/c-1 (eski yeşilkartlılar) sigortalılarının sağlık hizmet sunucularına müracaat etmeleri halinde herhangi bir şart aranmamaktadır. Bu kapsamda sigortalı olunduğu andan itibaren sağlık hizmetlerinden yararlanılabilmektedir.

60/g kapsamındaki primini kendi cebinden ödeyen kişiler için ise 2 temel kural bulunmaktadır; bu kişilerin 30 gün prim ödemesinin bulunması ve 60 günden fazla prim borcunun bulunmaması gerekmektedir.

Bu kurallar ile birlikte 6284 sayılı Torba yasa geçmiş dönem prim borçları için sağlık hizmetlerinden faydalanma noktasında sigortalılara kolaylık getirmektedir. 60/g sigortalıları on iki aylık süre içerisinde sağlık hizmet sunucusuna müracaat ettiklerinde 30 gün prim ödemesi ve cari dönem 60 günden fazla borcunun da bulunmaması şartıyla geçmiş dönem gss prim borçları sorgulanmadan sağlık hizmeti alabileceklerdir.

Genel Sağlık Sigortası kapsamında getirilen diğer yenilikler nelerdir?

Gençlerimiz için mezuniyet tarihinden itibaren belli yaş ve süre sınırı olmak üzere sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanma imkanı getirilmiştir. 6663 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 10.2.2016 tarihinden itibaren Lise mezunu gençlerimize 20, üniversite mezunu gençlerimize 25 yaşına kadar anne ya da babasından iki yıl boyunca bakmakla yükümlü olarak, anne veya babasından yararlanamıyor ise gelir testi yaptırmaksızın 60/c-1dediğimiz primi devlet tarafından karşılanmak üzere genel sağlık sigortalısı olmaları sağlanmış.

Kısmi süreli çalışanlarla ilgili olarak şunu söyleyebiliriz; 1/1/2012 tarihinden itibaren 4857 sayılı Kanuna göre kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışanlar ile ev hizmetlerinde ay içerisinde 30 günden az çalışanların, eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerini 30 güne tamamlamaları zorunluydu. Yapılan yeni düzenleme ile; 1/10/2016 tarihi itibariyle;
 20 günden az çalışmak şartıyla; part time çalışanlar ile Ek-9 dediğimiz  ev hizmetlerinde bir veya birden fazla gerçek kişi tarafından çalıştırılan ve çalışma gün sayısı 10 gün ve daha fazla çalışanları yanı “7- Puantaj”  eksik gün seçeneği ile bildirilen kişiler de bu zorunluluk kapsamına dahil edildi.

Aynı zamanda bu kişiler için şöyle bir kolaylık sağlandı; eğer bu kişiler yani part time çalışanlar, Ek-9 dediğimiz ev hizmetlerinde bir veya birden fazla gerçek kişi tarafından çalıştırılan ve çalışma gün sayısı 10 gün ve daha fazla çalışanlar, “7- Puantaj”  eksik gün seçeneği ile bildirilen eğer sigortalının bakmakla yükümlü olduğu kişi statüsünde iseler bu zorunluluktan muaf tutulmuş oldular.

                                                                                                                        Kaynak : SGK

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.