İyileştiren Bitkiler

Bitkilerle tedavi, en çok istismar edilen konuların başında geliyor. Piyasada ne ararsanız var! Konuyla alakasız profesör unvanlarıyla ahkâm kesenler, her derde deva pazarlayanlar, 'çakma' ürünleri mucize diye lanse edenler… Halkın güvenini zedeleyen müthiş bir bilgi kirliliği... Oysa insanların talebi çok net: Konunun uzmanı güvenilir bir isimden güvenilir bilgiler!

Bu kitapta bu hastalıklara doğal çözüm var: 

Alzheimer, anne sütü eksikliği, bağışıklık zayıflığı, bebeklerde gaz sancısı, beyin yaşlanması, böbrek taşı ve kumu, dikkat eksikliği, diş çürükleri, diyabet, diyabetik yaralar, diyabetlilerde yüksek tansiyon, eklem romatizması, erkeklerde cinsel sorunlar, sperm kalitesizliği, saç dökülmesi, göz kapaklarında yangı, gut, güneş yanıkları, hamilelerde bulantı ve kusma, hemoroit, idrar yolu hastalıkları, insülin yüksekliği, yüksek kolesterol, trigliserit yüksekliği, iştahsızlık, kabızlık, kalp ve damar hastalıkları, kan şekeri yüksekliği, karaciğer hasarları, karaciğer kanseri, kemik erimesi, kemoterapiye bağlı bulantı ve kusma, kireçlenme, kronik kalp yetmezliği, meme kanseri, menopoz dönemi şikâyetleri, osteoartrit ağrıları, pankreas kanseri, Parkinson, prostat büyümesi, regl sancıları, bacak şişliği, sınavlarda başarısızlık, sigara tiryakiliği, stres, sonbahar ve kış hastalıkları, uykusuzluk ve yorgunluk, şişmanlık, taşıt tutmasında bulantı ve kusma, ülser, demir eksikliği, aşırı yağlanma, erken yaşlanma.

İyileştiren Bitkiler

En Büyük Mutluluk Nedir?

Elinde sürekli olarak lale ile dolaştığı için "Laleli Baba" olarak bilinen zatın ünü Padişah 3.Mustafa'nın kulağına kadar gelir. Padişah merak eder ve erkanı ile birlikte Laleli Baba'yı görmek üzere gider. Padişah, Laleli  Baba'yı sınamak için "Dünyada en büyük saadet acep ne ola?" diye sorar. Laleli Baba'nın yanıtı şaşırtıcıdır;"Def'i hacet gidermektir hünkarım". Bu, "Sizin gibi sultan olmak, yüce Osmanlı Devleti'nin başında olmaktır" gibi bir yanıt bekleyen3. .Mustafa'yı pek memnun etmez, şüphesiz. Bir süre sonra 3. Mustafa'ya bir karınağrısı saplanır, kıvrandıkça kıvranır, otlar kaynatılır, hekimler uğraşır, aman afile, padişah bir türlü tuvalete çıkamamaktadır. Aklına Laleli Baba'nın yanıtı gelir; "Baba gerçeği söylermiş, tuvalete çıkmak en büyük nimetmiş de bunca zaman bunu bilmeden yaşamışız" der, yanına gider, durumu anlatır,Lâleli Baba padişahın sorununu çözer. Bu iyiliği karşılığı babanın isteği üzerine sem-te yapılan camiye "Laleli Camii" adı verilir. Şüphesiz"kabızlığın" en büyük sorun olup olmadığı tartışılabilir, ama öyküde olduğu gibi herhalde çekmeyen bilemez! Bir çekene sormak gerek! Bir-kaç yıl önce yayınlanan bir bilimsel makalede, araştırıcılar "kalınbağırsak"in «unutulan organ" tanımını yapmışlardı. İşlevleri üzerinde ayrıntılı ve yeterli  çalışmalar henüz yapılmadığı için, bu tanım başlangıçta hoşuma gitmişti Ancak sanırım "keşfedilmemişorgan" tanımı çok daha uygun görünüyor. Kalınbağırsakları sadece vücudumuzda işlenerek atılacak atıkların toplandığı bir kısım/organ olarak görmek, büyük hata olur. 




                                                                                              Ada Kitap:  Satın Al