150 Yıl Yaşayabiliriz

Ortalama yaşam süresinin 60-70 yıl olduğunu dikkate alırsak 150 yıl yaşamak bir hayal gibi gelebilir. Oysa gerçekten mümkündür ve 150 sayısı da rasgele söylenmiyor.

İnsan bedeni büyük bir enerji sistemidir ve bu enerji sürekli olarak değişip, dönüşür. Bedenimizdeki tam bir enerji değişimi döngüsü yedi yıl sürüyor ve bu arada hücrelerimiz de yenileniyor.

Yaşamımızda böyle yirmi iki döngü bulunuyor ki, biriken enerjiye bakıldığında 150 yıl yaşayabileceğimiz ortaya çıkıyor. Ancak, öncelikle zihnimizden başlayarak, kendi kendimize yaşam süremizi sınırlıyor dolayısıyla doğanın bize sunduğu kapasiteyi tam olarak kullanamıyoruz. 

Bu kitap neyi, nasıl, neden yaparsak bu kapasiteyi çok daha uzun ve sağlıklı olarak kullanabileceğimizi anlatıyor. 

Uzun yıllar Moskova Sağlık Bilimleri Merkezi'nin başkanlığını yapan Profesör Tombak mucizevî diyetlerden veya ilaçlardan söz etmiyor; sağlığımızı korumaya ve sürdürmeye yarayan temel ilkeleri açıklıyor. Sağlığımız ile beslenmemiz, nefes almamız, fiziksel ve ruhsal ihtiyaçlarımızı karşılama biçimimiz arasındaki ilişkileri anlatırken kolayca uygulanabilecek öneriler yapıyor. 

150 Yıl Yaşayabiliriz

Ne yiyorsak oyuz.

 Sindirim sisteminizin sağlığı, dişlerinizden, kalınbağırsağımız , kadar, büyük ölçüde aşağıdaki bilgileri anlamanıza bağlıdır. Gelin yediğimiz tipik bir sandviçe bakalım:Genellikle, ekmek, sandviç ekmeği, tereyağı ve bir tür şarküteri ürünü içerir ve yanında veya üstüne bir meşrubat, çay veya kahve içeriz.
Ekmek karbonhidrat, tereyağı ve et de protein grubu içinde sınıflandırılır. Bu ürünlerin karşımı, midemizde sindirilmesi hayli zor bir madde oluşturur.Karbonhidratlar kısmen ağzımızda ve kısmen de oniki parmak bağırsağırmızda sindirilirken, proteinler midemizde ve on iki parmak bağırsağırmızda sindirilir.Bu amaçla sindirim sistemimizde farklı sindirim sıvıları üretilir ve işlevleri yerine getirmek için her biri farklı süreler alır. Tereyağ midemize ulaştığı zaman bu sıvıları baskılar. Sindirim süreci yavaşlar ve yiyecekler sindirim sistemimizde uzun süre  kalırlar. Üstüne meşrubat, çay ya da kahve gibi bir şey zaman,sindirilmemiş gıdalar' ve asidik mide sıvılarını midemizden on iki parmak bağırsağırmıza aktarmış oluruz. Oniki parmak bağırsağında bazik bir ortam vardır. Asidik sıvılar oniki parmak bağırsağırmızı kaplayan mukozaya zarar verir,iltihaplanmasına ve zaman içinde ülserleşmesine neden  olur. 

Satın Al